Antalya için 3 bin kilowatt saatlik elektrik desteği sınırı yetersiz
Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, yıllık 3 bin kilowatt saatlik elektrik tüketim sınırının Antalya'nın iklim şartları için yetersiz olduğunu belirtti.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından alınan yeni karar doğrultusunda, meskenler için 2027 yılında uygulanacak elektrik desteğine esas yıllık tüketim sınırı 3 bin kilowatt saat olarak belirlendi. Aylık ortalama 250 kilowatt saate denk gelen bu sınırın, Antalya’nın iklim şartları hesaba katılamadan uygulanmasının ev ekonomisini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Tat, elektrik tüketim hesaplamalarında bölgesel iklim farklılıklarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kentte yaz aylarındaki aşırı sıcaklar nedeniyle klimaların zorunlu birer ihtiyaç haline geldiğini, kışın da bazı hanelerin ısınmak için klimalardan yararlandığını dile getirdi. Temel ev eşyalarının yanı sıra klima kullanımının tüketimi artırdığını belirten Tat, Antalya’daki hanelerin enerji gereksinimlerinin daha ılıman yerlerle aynı ölçütler baz alınarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağını kaydetti.
Yüksek elektrik tüketiminin tek başına israf ya da yüksek gelir göstergesi sayılamayacağını aktaran Tat; hane nüfusu, ısınma biçimi ve bölgesel sıcaklık verilerinin tüketim miktarını doğrudan etkilediğini belirtti. COP31 süreciyle de gündeme gelen elektrifikasyon hedefi kapsamında, temiz enerji dönüşümü ve fosil yakıtların elektrikle ikame edilmesinin tüketimi artırabileceğine işaret edildi. Bu kapsamda elektrik tüketiminin salt miktar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği bildirildi.
Oda olarak Antalya’ya özel bir düzenleme yapılması talebinde bulunan Tat, kentteki yıllık elektrik destek sınırının 3 bin kilowatt saatin üzerine çıkarılması çağrısı yaptı. Sınır belirlenirken iklim verilerinin, ısıtma ve soğutma süreleri ile hane büyüklüğünün dikkate alınması gerektiğini ifade eden Tat, bölgesel koşullara uyumlu bir destek modelinin hem bütçeleri koruyacağını hem de temiz enerji geçişine destek olacağını bildirdi.
