İçeriğe geç
Son dakika
#MURATPAŞAAntalya Havalimanı'nda Uçakta Teknik Arıza: İniş Takımı Hasar Gördü#MURATPAŞACarmına Burana Antalya'da Kapalı Gişe Sahnelendi#ALANYAAntalya-Alanya Otoyolu İçin Hedef 2028: Seyahat Süresi 36 Dakikaya İnecek#MURATPAŞAAntalya Gençlik Spor Pizza Bulls sahasında mağlup oldu#MANAVGATManavgat'taki Avrupa pickleball şampiyonasında Türk sporculardan madalya gururu#MURATPAŞAAnkara-Antalya uçuşundaki yolcu krizi seferi iptal ettirdi#GÜNDEMMilletvekili Aliye Coşar'dan Silivri'de Ziyaret Trafiği#ALANYAAlanya'da Ceren Karadayı'nın ölümüne verilen hapis cezasına annesinden adalet tepkisi#MURATPAŞAAliye Coşar'dan TBMM'de turizm politikalarına eleştiri#MURATPAŞAAntalya'da yangın çıkan işletmeye CHP heyetinden ziyaret#GAZIPAŞAMHP Gazipaşa İlçe Teşkilatının Yeni Hizmet Binası Törenle Açıldı#MURATPAŞABakan Kurum Antalya'daki COP31 öncesi gençlerle buluştu#MURATPAŞAAntalya Havalimanı'nda Uçakta Teknik Arıza: İniş Takımı Hasar Gördü#MURATPAŞACarmına Burana Antalya'da Kapalı Gişe Sahnelendi#ALANYAAntalya-Alanya Otoyolu İçin Hedef 2028: Seyahat Süresi 36 Dakikaya İnecek#MURATPAŞAAntalya Gençlik Spor Pizza Bulls sahasında mağlup oldu#MANAVGATManavgat'taki Avrupa pickleball şampiyonasında Türk sporculardan madalya gururu#MURATPAŞAAnkara-Antalya uçuşundaki yolcu krizi seferi iptal ettirdi#GÜNDEMMilletvekili Aliye Coşar'dan Silivri'de Ziyaret Trafiği#ALANYAAlanya'da Ceren Karadayı'nın ölümüne verilen hapis cezasına annesinden adalet tepkisi#MURATPAŞAAliye Coşar'dan TBMM'de turizm politikalarına eleştiri#MURATPAŞAAntalya'da yangın çıkan işletmeye CHP heyetinden ziyaret#GAZIPAŞAMHP Gazipaşa İlçe Teşkilatının Yeni Hizmet Binası Törenle Açıldı#MURATPAŞABakan Kurum Antalya'daki COP31 öncesi gençlerle buluştu
İlçeler AksekiAksuAlanyaDemreDöşemealtıElmalıFinikeGazipaşaGündoğmuşİbradıKaşKemerKepezKonyaaltıKorkuteliKumlucaManavgatMuratpaşaSerik
Allway Tour Reklam
Musa Şimşek Musa Şimşek
Baş Yazar

Muhtarlık Artık Kaldırılmalı mı?

Dijital devlet hizmetlerinin bu kadar geliştiği bir dönemde muhtarlık hangi vazgeçilmez kamu hizmetini yerine getiriyor? Ya gerçek yetki ve bütçe verilmeli ya da kurum kaldırılmalı.

Yayın:

Türkiye’de bazı kurumlar vardır; yıllardır hayatımızın içindedir ve varlıklarını o kadar kanıksamışızdır ki artık “Buna gerçekten hâlâ ihtiyacımız var mı?” diye sormayız.

Bence muhtarlık da bunlardan biri.

Yanlış anlaşılmasın.

Bu yazı muhtarları hedef alan bir yazı değildir. Türkiye’nin dört bir yanında mahallesinin sorunlarıyla ilgilenen, vatandaşın derdini dinleyen, gecesini gündüzüne katan çok değerli muhtarlarımız var.

Benim sorguladığım kişiler değil, sistemin kendisi.

Çünkü artık 2026 yılındayız.

Vatandaş ikametgâh belgesini internetten alabiliyor.

Nüfus işlemlerinin büyük bölümü dijital ortamda yapılabiliyor.

Belediyelere şikâyetler uygulamalar üzerinden iletilebiliyor.

Devlet kurumlarına başvurular e-Devlet üzerinden yapılabiliyor.

Elektrik, su, doğalgaz, sosyal yardım, nüfus, tapu ve daha pek çok işlem için vatandaşın muhtarlığa gitmesine gerek kalmadı.

Peki o zaman sormamız gerekiyor:

Muhtarlık bugün hangi vazgeçilmez kamu hizmetini yerine getiriyor?

Eskiden muhtar mahallenin devletle bağlantısıydı.

Çünkü iletişim zordu.

Bilgiye ulaşmak zordu.

Kamu kurumlarına erişmek zordu.

Bugün cep telefonundan birkaç saniye içerisinde devletin pek çok kurumuna ulaşabiliyoruz.

Ama sistem hâlâ yüz yıl öncesinin idari alışkanlıklarından birini yaşatmaya devam ediyor.

Üstelik bunun ciddi bir kamu maliyeti var.

İçişleri Bakanlığının yayımladığı verilere göre Türkiye’de 50 binin üzerinde köy ve mahalle muhtarı bulunuyor.

Muhtarlara verilen aylık ödenek de kanunen net asgari ücret seviyesinin altında olamıyor.

Bugünkü rakamlarla kaba bir hesap yaptığınızda yalnızca muhtar ödeneklerinin yıllık maliyeti yaklaşık 17 milyar liraya ulaşıyor.

Üstelik bu hesabın içinde muhtarlık binaları yok.

Elektrik giderleri yok.

Güvenlik kameraları yok.

Sosyal güvenlik maliyetleri yok.

Diğer kamu destekleri yok.

Şimdi vatandaş olarak sormamız gerekmiyor mu?

Bu paranın karşılığında hangi kamu hizmetini satın alıyoruz?

Eğer muhtarın belediye üzerinde yaptırım gücü yoksa…

Bir yolun yapılmasına karar veremiyorsa…

Bütçesi yoksa…

Çöp sorununu doğrudan çözemiyorsa…

Altyapı yatırımı yapamıyorsa…

Mahalledeki sorunları yalnızca ilgili kurumlara iletiyorsa…

O zaman aynı görevi belediyelerin mahalle temsilcilikleri veya doğrudan dijital sistemler neden yapamasın?

Vatandaş bugün zaten sorunu olduğunda belediyeyi arıyor.

CİMER’e yazıyor.

İlgili kuruma başvuruyor.

Belediyenin uygulamasından fotoğraf gönderiyor.

Peki arada ayrıca seçilmiş bir makamın bulunmasının hâlâ zorunlu olduğu söylenebilir mi?

Bence artık bu meseleyi tartışmanın zamanı geldi.

Muhtarlık tarihsel olarak çok önemli bir kurumdur.

Ancak bir kurumun geçmişte önemli olması, sonsuza kadar aynı biçimde devam etmesi gerektiği anlamına gelmez.

Devlet de değişir.

Şehirler değişir.

Teknoloji değişir.

Vatandaşın kamuya erişim biçimi değişir.

O halde idari yapı da değişmelidir.

Düşünün…

Muhtarlığa her yıl harcanan milyarlarca lira mahallelerde kreşlere ayrılsa…

Yaşlı bakım hizmetlerine ayrılsa…

Öğrenci burslarına ayrılsa…

Mahalle sağlık merkezlerine ayrılsa…

Sokakların güvenliğine ayrılsa…

Ya da gerçekten ihtiyaç sahibi vatandaşlara aktarılsa…

Hangisi kamu yararı açısından daha doğru olur?

Bir de işin demokratik tarafı var.

Belediye başkanını seçiyoruz.

Belediye meclisini seçiyoruz.

Merkezi yönetimi seçiyoruz.

Buna rağmen aynı mahallede, çoğu konuda icra yetkisi bulunmayan ayrı bir seçilmiş makamı daha finanse ediyoruz.

Bence artık iki seçenekten birini açıkça konuşmalıyız.

Ya muhtarlara gerçek yetki, gerçek bütçe ve gerçek sorumluluk verelim.

O zaman vatandaşa karşı hesap verebilir güçlü bir mahalle yönetimi oluşturalım.

Ya da mevcut haliyle büyük ölçüde aracı pozisyonunda kalan muhtarlık kurumunu kaldıralım.

Çünkü en kötü sistem şudur:

Yetkisi az, sorumluluğu belirsiz ama maliyeti sürekli devam eden sistem.

Ben ikinci seçeneğin artık ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Mahalle sorunları için belediyelerde profesyonel mahalle birimleri kurulabilir.

Köylerde ise ihtiyaç varsa farklı ve daha güçlü bir yerel yönetim modeli oluşturulabilir.

Böylece hem hizmet profesyonelleşir hem de kamu kaynakları daha verimli kullanılır.

Bu, muhtarlara karşı olmak değildir.

Tam tersine, yıllardır çözüm üretecek araçları olmadan vatandaşın bütün şikâyetlerinin önüne bırakılan muhtarları da anlamsız bir sistemin yükünden kurtarmaktır.

Türkiye’nin artık şu soruyu cesaretle sorması gerekiyor:

Muhtarlık gerçekten vazgeçilmez bir kurum mu, yoksa alıştığımız için devam ettirdiğimiz pahalı bir gelenek mi?

Benim cevabım açık:

Teknolojinin, belediyelerin ve dijital devlet hizmetlerinin bu kadar geliştiği bir dönemde mevcut haliyle mahalle muhtarlığına artık ihtiyaç kalmadığını düşünüyorum.

Devletin görevi geçmişten gelen her kurumu sonsuza kadar yaşatmak değildir.

Devletin görevi, vatandaşın vergisini en verimli şekilde kullanmaktır.

Ve bazen tasarruf etmek, birkaç lambayı söndürmekle değil;
artık işlevini tamamlamış kurumları cesaretle sorgulamakla başlar.